1. Bölüm
Para Nereye Gidiyor?
Buse, ayın yirmi dördünde banka uygulamasını açtı. Maaşının yatmasına daha altı gün vardı. Hesabındaki rakamı görünce telefonu kapattı.
Sonra yeniden açtı.
Bir kez daha baktı.
Rakam değişmemişti.
O ay kira, faturalar ve kredi kartı ödemeleri yapılmıştı. Market alışverişi, ulaşım, birkaç online sipariş, arkadaşının doğum günü hediyesi ve “küçük” diye düşündüğü harcamalar da hesaptan çıkmıştı.
Buse, gün boyunca çok çalışıyordu. Para kazanıyor, faturalarını ödüyor ve yine de ayın sonuna doğru neden bu kadar zorlandığını anlayamıyordu.
Kendisini savunmak için aklına ilk gelen cümle şuydu:
“Zaten çok fazla harcama yapmıyorum.”
Bu cümle muhtemelen tamamen yanlış değildi. Buse pahalı tatillere çıkmıyor, lüks ürünler almıyor, büyük alışverişler yapmıyordu.
Ama para yalnızca büyük harcamalarla kaybolmaz.
Her gün verilen küçük siparişler.
Kullanılmayan üyelikler.
Plansız market alışverişleri.
“Nasıl olsa ucuz,” diyerek alınan ürünler.
Kartla ödenip sonra unutulan tutarlar.
Başkasına ayıp olmasın diye yapılan harcamalar.
Yorgun bir günün sonunda kolaylık satın almak.
Tek tek bakıldığında önemsiz görünen harcamalar, ayın sonunda ciddi bir toplam oluşturabilir.
Buse’nin sorunu yalnızca çok harcaması değildi. Paranın nereye gittiğini düzenli biçimde görmüyordu.
Görmediğin şeyi yönetemezsin.
Bütçe ne değildir?
Bütçe kelimesi bazı insanlara kısıtlanmayı, kendini mahrum bırakmayı ve her harcamadan sonra suçluluk duymayı çağrıştırır.
Sanki bütçe yapınca hayatın bütün keyfi bitecekmiş gibi düşünülür.
Kahve içemeyeceksin.
Arkadaşlarınla görüşemeyeceksin.
Kendine hiçbir şey alamayacaksın.
Her kuruşu hesaplamak zorunda kalacaksın.
Bütçe, parayı cezalandırmak değildir.
Bütçe, paran için önceden bir plan yapmaktır.
Tüketici finansı kaynakları, bütçeyi aylık gelirini ve harcamalarını görerek paranı nasıl kullanacağını planlama yöntemi olarak açıklar. Düzenli takip, ay içinde paran bitmeden ihtiyaçlarını karşılamana ve hedeflerin için pay ayırmana yardımcı olabilir. Consumer.gov: Making a Budget
Bütçe sana şunu söyler:
Ne kadar paran var?
Her ay kesin olarak ne kadar çıkıyor?
Hangi harcama zorunlu?
Hangi harcama seçilebilir?
Düzensiz ama beklenen ödemeler neler?
Borçların ne kadar?
Kendin için ne kadar ayırabilirsin?
Bütçe, hayatını daraltmak için değil, hayatının hangi alanlarına ne kadar yer açabileceğini görmek için kullanılır.
Bir arkadaşınla dışarı çıkmak istiyorsan, bunu bütçeye dahil edebilirsin.
Kendine bir şey almak istiyorsan, bunun için önceden pay ayırabilirsin.
Dinlenmek, sosyalleşmek ve keyif almak da hayatın parçasıdır. Bütçenin amacı bunları tamamen ortadan kaldırmak değil, sonradan kaygı yaratmayacak biçimde planlamaktır.
İlk adım: Her şeyi yazmak
Bütçe yapmaya başlarken en zor adım, paranın nereye gittiğini dürüstçe görmektir.
Banka hesabını aç.
Kredi kartı ekstrelerini incele.
Nakit harcamaları hatırlamaya çalış.
Aboneliklerini kontrol et.
Düzenli ödemelerini listele.
Yıl içinde bir veya iki kez yaptığın ödemeleri de unutma.
Tüketici Finansal Koruma Bürosu, gerçekçi bir bütçe hazırlarken yalnızca aylık faturaları değil; sağlık giderleri, sigorta, eğitim, aileye yapılan destekler, hediyeler ve düzenli olmayan diğer harcamaları da hesaba katmayı öneriyor. CFPB: Assess Your Spending
Listeyi dört başlığa ayırabilirsin:
Sabit giderler: Kira, kredi taksiti, düzenli abonelikler gibi her ay benzer kalan ödemeler.
Değişken zorunlu giderler: Elektrik, su, ulaşım, mutfak ve sağlık gibi aydan aya değişebilen ama hayat için gerekli harcamalar.
Esnek harcamalar: Dışarıda yemek, eğlence, kıyafet, hobi ve alışveriş gibi miktarı senin kararına daha çok bağlı olan giderler.
Düzensiz harcamalar: Yıllık sigorta, okul ödemesi, bakım, hediye, taşınma veya beklenmedik tamiratlar.
Bu ayrım, harcamalarını iyi ya da kötü diye etiketlemek için değildir.
Bazen esnek sandığın bir harcama senin için ruhsal olarak çok değerlidir.
Bazen zorunlu sandığın bir üyelik artık kullanılmıyordur.
Ama neyin nereye girdiğini bilmezsen karar verme şansın azalır.
Gelirini doğru hesaplamak
Bazı kişilerin geliri her ay aynı değildir. Serbest çalışanlar, prim alanlar, dönemsel iş yapanlar veya birden fazla geliri olanlar için bütçe hazırlamak daha dikkatli planlama gerektirebilir.
Gelirini hesaplarken en iyimser ayı değil, daha gerçekçi ve temkinli bir ortalamayı kullanabilirsin.
Düzenli gelirini yaz.
Değişken gelirlerini ayrı tut.
Kesin olmayan parayı kesin gelecekmiş gibi harcama.
Prim, ikramiye veya ek iş gelirini bütçenin temel giderlerini karşılamak için zorunlu sayma.
Gelirin düşük olduğu ayları da hesaba kat.
Eğer aylık gelir miktarın değişiyorsa, son birkaç ayın toplamına bakıp ortalama bir tutar belirleyebilirsin. Ancak bu ortalama, her ay aynı miktarı alacağın anlamına gelmez. Bütçende biraz esneklik bırakman gerekir.
Gelirini olduğundan yüksek varsaymak, ayın ortasında açık vermene neden olabilir.
Temkinli hesap yapmak ise sürprizleri azaltır.
İhtiyaç ve istek ayrımı
İhtiyaç ve istek ayrımı her zaman net değildir.
Barınma, temel gıda, sağlık, ulaşım ve iletişim çoğu kişi için zorunlu giderlerdir.
Fakat bir harcamanın senin için önemli olması, onu otomatik olarak gereksiz yapmaz.
Bir hobi için para harcamak istek olabilir. Ama o hobi ruhsal sağlığın, sosyal hayatın veya üretkenliğin için anlamlı olabilir.
Bir arkadaşla dışarıda yemek yemek zorunlu olmayabilir. Ama ilişkilerini sürdürmek senin için önemli olabilir.
Bu yüzden bütçeyi “İhtiyaçlar iyi, istekler kötü,” gibi sert bir düzene çevirme.
Daha yararlı sorular sor:
“Bu harcama hayatıma ne katıyor?”
“Bunu gerçekten istiyor muyum?”
“Bunu yorgun, üzgün veya baskı altında olduğum için mi alıyorum?”
“Bir ay sonra hâlâ değerli olacak mı?”
“Bu harcamayı yaparsam başka hangi hedefimden vazgeçmem gerekecek?”
“Bu harcama bana keyif mi veriyor, yoksa kısa süreli rahatlama mı sağlıyor?”
Bazen küçük bir alışveriş gerçek bir ihtiyaca cevap verir. Bazen de gün boyunca yaşadığın stresi birkaç dakikalığına bastırır.
Harcamanın kendisinden çok, hangi ihtiyaca cevap verdiğini fark etmek önemlidir.
Duygusal harcama
Buse, zor bir günün sonunda online alışveriş uygulamasını açıyordu. Sepetine birkaç ürün ekliyor, ödeme ekranına geldiğinde içi biraz rahatlıyordu.
Bazen ürünleri gerçekten istiyordu.
Bazen ise asıl istediği şey yeni bir kıyafet değil, kendisine iyi davranıldığı hissiydi.
Duygusal harcama, yalnızca çok para harcamak değildir. Duyguyu değiştirmek için alışverişi kullanmaktır.
Üzgünsündür, alırsın.
Yalnızsındır, sipariş verirsin.
Kendini başarısız hissedersin, pahalı bir şeyle bunu telafi etmeye çalışırsın.
Birine kızarsın, “Ben de kendime bir şey alayım,” dersin.
Kısa süreli bir rahatlama gelir. Sonra kart ekstresi geldiğinde başka bir kaygı başlar.
Duygusal harcama yaptığın için kendine kızmak çoğu zaman işe yaramaz. Önce harcamanın arkasındaki duyguyu fark etmek gerekir.
“Şu an gerçekten neye ihtiyacım var?”
Dinlenmeye mi?
Birinin beni dinlemesine mi?
Kendimi ödüllendirmeye mi?
Sıkıntımdan uzaklaşmaya mı?
Kontrol hissine mi?
Kendime ayıracağım bir zamana mı?
İhtiyacı gördüğünde, onu karşılamanın başka yollarını bulabilirsin.
Bir arkadaşını aramak.
Yürüyüşe çıkmak.
Bir süre ekranı kapatmak.
Evde sevdiğin bir yemek yapmak.
Kısa bir dinlenme planlamak.
Duyguyu yazmak.
Bir uzmanla konuşmak.
Bunların hiçbiri alışverişin yerini her zaman tamamen tutmaz. Ama harcamayı tek rahatlama yöntemi olmaktan çıkarır.
Küçük harcamaların görünmeyen toplamı
Buse, bir ay boyunca harcamalarını not etmeye karar verdi. Önce bunu gereksiz buldu.
“Ne kadar olabilir ki?” diye düşündü.
Fakat birkaç gün sonra tablo ortaya çıktı:
Kullanmadığı iki üyelik.
Her sabah alınan küçük içecekler.
İş çıkışında verilen siparişler.
İndirimde diye alınan ama kullanılmayan ürünler.
Arkadaş grubuna ayak uydurmak için yapılan harcamalar.
Bunların hiçbiri tek başına büyük değildi.
Ama toplamı, Buse’nin her ay birikim hesabına ayırabileceği miktara yaklaşıyordu.
Burada amaç her küçük harcamayı yasaklamak değil. Paranın fark edilmeden nereye aktığını görmektir.
Bir harcama seni gerçekten mutlu ediyorsa ve bütçende yeri varsa onu suçlulukla yapma.
Ama sırf alışkanlık olduğu için sürdürdüğün, sana anlam katmayan veya sonradan stres yaratan harcamaları yeniden değerlendirebilirsin.
Abonelikleri iptal et.
Kredi kartında unutulan otomatik ödemeleri kontrol et.
Kullanmadığın hizmetleri ayır.
Market alışverişine listeyle git.
İndirim kelimesinin seni ihtiyacın olmayan ürüne yöneltmesine dikkat et.
Sipariş vermeden önce kısa bir bekleme süresi koy.
Bazen on dakika beklemek bile isteğin geçici mi, gerçek mi olduğunu anlamaya yeter.
Bütçe bir tahmin değil, yaşayan bir plan
Bütçe hazırladığında her ay plana tamamen uyamayabilirsin.
Elektrik faturası beklenenden yüksek gelebilir.
Sağlık masrafı çıkabilir.
Bir yakının desteğe ihtiyaç duyabilir.
İş gelirinde azalma olabilir.
Bir eşya bozulabilir.
Plan dışı bir yolculuk gerekebilir.
Bu durumda bütçeyi başarısız ilan etme. Bütçe, hayatın değişmeyeceğine dair söz değildir. Değiştiğinde neyi yeniden düzenleyebileceğini görmek için kullanılır.
Ayın sonunda şu sorulara bak:
Neyi planladığımdan fazla harcadım?
Neden fazla harcadım?
Bu tek seferlik bir durum mu?
Gelecek ay bunu hesaba katmalı mıyım?
Neyi planladığımdan az harcadım?
Bu azaltma sürdürülebilir mi?
Hangi gideri değiştirmek bana gerçekçi geliyor?
Bütçe, kendini azarlama defteri değildir.
Bir ay beklediğinden fazla harcadıysan, sonraki ayı daha bilinçli planla.
Bir ay gelirinde düşüş olduysa, öncelikleri yeniden sırala.
Bir harcama alışkanlığı seni zorluyorsa, onun yerine daha uygulanabilir bir seçenek koy.
Aşırı katı bütçeler bazen kısa süreli çalışır. Sonra kişi kendini tamamen kısıtlanmış hisseder ve planı bırakır.
Daha esnek, gerçekçi ve sürdürülebilir bir bütçe daha işe yarar olabilir.
Acil durum payı
Bütçenin yalnızca bu ayı değil, beklenmedik durumları da düşünmesi gerekir.
Acil durum payı; planlanmamış ve gerekli masraflar için ayrılan paradır.
Beklenmedik bir sağlık gideri.
İş kaybı veya gelirde geçici azalma.
Acil bir ulaşım ya da ev masrafı.
Zorunlu bir bakım veya onarım.
Bu para, tatil ya da plansız alışveriş için ayrılan birikimle aynı değildir.
CFPB, acil durum birikimini rutin aylık harcamaların dışında kalan beklenmedik ödemeler için kullanılabilecek bir kaynak olarak açıklıyor. Küçük miktarlarla başlamak bile bir plan oluşturmanın parçası olabilir. CFPB: An Essential Guide to Building an Emergency Fund
Herkesin gelir ve gideri farklı olduğu için tek bir doğru miktar yoktur. Bir kişi için küçük bir başlangıç yeterli olabilir. Başka birinin daha büyük bir hedefe ihtiyacı olabilir.
Önemli olan, “Büyük para biriktiremiyorsam hiç başlamayayım,” düşüncesine kapılmamaktır.
Düzenli olarak küçük bir miktar ayırmak.
Beklenmedik bir gelir geldiğinde tamamını harcamamak.
Kullanılmayan bir harcamayı birikime yönlendirmek.
Birikim hesabını günlük harcama hesabından ayırmak.
Bunlar küçük ama anlamlı adımlardır.
Acil durum payı bütün sorunları çözmez. Ancak beklenmedik bir masraf çıktığında hemen yüksek maliyetli bir borca yönelme ihtimalini azaltabilir.
Buse’nin ilk bütçesi
Buse, ilk bütçesini hazırladığında rakamlar istediği kadar rahat değildi. Bütün harcamalarını aynı anda azaltamayacağını biliyordu.
Bu yüzden üç değişiklik seçti:
Kullanmadığı üyelikleri kapatmak.
Haftada iki gün dışarıdan yemek söylememek.
Her ay küçük bir miktarı ayrı bir hesaba aktarmak.
Bunlar büyük kararlar değildi. Ama Buse ilk kez parasının nereye gittiğini görüyordu.
Bir ay sonra hesabındaki miktar mucizevi biçimde büyümedi. Fakat ayın yirmi dördünde telefonunu açtığında aynı panik oluşmadı.
Çünkü parasıyla arasında ilk kez bir plan vardı.
Bütçe, Buse’ye daha zengin olduğunu söylemedi.
Parası sınırlı olsa bile kararlarının tamamen rastlantıya bırakılmak zorunda olmadığını gösterdi.
Paranı görmek, hayatını görmek
Para yönetimi yalnızca rakamlardan oluşmaz.
Kendine ne kadar değer verdiğini,
başkalarına ayıp olmasın diye ne kadar harcadığını,
yorgunluğunu neyle telafi etmeye çalıştığını,
geleceği ne kadar düşündüğünü,
korkularını hangi harcamalarla bastırdığını
da gösterir.
Bütçene bakarken kendini yargılama.
Nerede zorlandığını gör.
Neye ihtiyaç duyduğunu fark et.
Değiştirebileceğin tek bir alan seç.
Her şeyi bir ayda düzeltmek zorunda değilsin.
Bugün yalnızca gelirini ve sabit giderlerini yazabilirsin.
Yarın kredi kartı ekstreni inceleyebilirsin.
Sonraki gün düzensiz harcamalarını listeleyebilirsin.
Bir hafta sonra küçük bir birikim planı kurabilirsin.
Paranı tutmak, hayatını tamamen kontrol etmek değildir.
Hayatın içindeki belirsizlikleri azaltmak ve seçeneklerini artırmaktır.
Buse o gece telefonu kapatmadan önce bütçesinin altına bir cümle yazdı:
“Para benim değerim değil. Ama hayatımda önemli bir araç. Onu görmezden gelmeyeceğim.”
Bu cümleyle daha zengin olmadı.
Fakat daha bilinçli oldu.
Ve bazen finansal güç, önce hesabındaki rakamın değil, o rakama bakabilme cesaretinin değişmesiyle başlar.