gridreads

Isırık Ne Anlatıyor?

1. Bölüm

Isırık Ne Anlatıyor?

5 dk

Misket, koltuğun kenarında kıvrılmış yatıyordu. Kuyruğunun ucu, sanki görünmez bir metronom yönetiyormuş gibi düzenli aralıklarla hareket ediyordu. Ece bunu fark etmedi. Elindeki filmi durdurdu, kedisine uzandı ve Misket’in başını okşamaya başladı.

Misket önce gözlerini kıstı.

Ece gülümsedi. “Oh, keyfin yerine geldi.”

Çenesinin altını kaşıdı. Sonra sırtına geçti. Misket’in kuyruğu biraz daha hızlı sallanmaya başladı. Kulaklarından biri yana döndü. Ece bunu da fark etmedi. Birkaç saniye sonra Misket başını hızla çevirip Ece’nin eline dişlerini geçirdi.

Isırık derin değildi ama şaşırtıcıydı.

Ece elini çekti. “Bütün gün seninle ilgileniyorum, yaptığın şeye bak!”

Misket koltuğun arkasına kaçtı. Ece ise eline bakıp aynı soruyu düşündü:

“Beni seviyorsa neden ısırdı?”

Bu sorunun kısa cevabı şudur: Kediler insanlarla aynı şekilde iletişim kurmaz.

Bir kedi sizi seviyor olabilir ama yine de o anda dokunulmak istemeyebilir. Sizin yaklaşımınızı tehdit olarak algılayabilir. Fazla heyecanlanmış olabilir. Oyun oynuyor olabilir. Bir yeri ağrıyor olabilir. Ya da size daha önce defalarca “Dur” demiş ama siz bu işaretleri fark etmemiş olabilirsiniz.

Isırık, çoğu zaman hikâyenin başlangıcı değil, son cümlesidir.

Önce ısırığın türünü anlamak

Her ısırık aynı anlama gelmez. Kedinizin dişlerini elinize değdirmesiyle, korkup sert biçimde saldırması arasında büyük fark vardır.

Bazen kedi, oyun sırasında elinizi hareket eden bir oyuncak gibi görür. Özellikle yavru kediler, hareket eden her şeyi yakalamak ister. Parmaklarınız, çoraplı ayaklarınız ya da battaniyenin altındaki diziniz onun için küçük bir av hareketi gibi görünebilir.

Bazen ısırık çok hafiftir. Kedi dişlerini değdirir, hemen bırakır ve oyuna devam eder. Bu davranış yine de canınızı acıtabilir ama arkasında çoğunlukla korkutma ya da zarar verme amacı yoktur. Kedi, oyunun dozunu henüz öğrenememiş olabilir.

Bir başka durumda kedi okşanırken aniden döner ve elinizi ısırır. Öncesinde mırlıyor olması sizi yanıltabilir. Mırlamak her zaman “Daha fazla okşa” demek değildir. Kediler bazen rahatlama, heyecan, huzursuzluk veya kendini yatıştırma sırasında da mırlayabilir.

Korku kaynaklı ısırıkta ise bedenin tamamı değişir. Kedi çömelir, kulaklarını geriye yatırır, göz bebekleri büyür, tüyleri kabarabilir. Hırlama, tıslama, patisiyle vurma ya da bulunduğu yerden kaçmaya çalışma görülebilir. Böyle bir kediyi kucağa almak, üzerine eğilmek veya “Sakin ol” diyerek yaklaşmak genellikle durumu düzeltmez. Tam tersine, kaçış alanı daraldıkça kendini savunmak için ısırmaya yönelebilir.

Bir de dışarıdaki bir kediye, kuşa ya da yüksek bir sese tepki verip yakındaki kişiye saldırma durumu vardır. Kedi asıl kaynağa ulaşamadığında, yanında bulunan kişiye dönüp tepki gösterebilir. Bu, kedinin plan kurduğu veya size kin beslediği anlamına gelmez. O anda çok yükselmiş bir gerilimi yanlış yöne boşaltmış olabilir.

Bu ayrımı yapmak önemlidir. Çünkü oyun ısırığıyla korku ısırığına aynı şekilde yaklaşılmaz.

Isırmadan önceki on saniye

Kedinizi anlamanın en iyi yollarından biri, ısırığın kendisine değil, ondan hemen önce ne olduğuna bakmaktır.

Şunları düşünün:

Kedinize dokunuyor muydunuz?

Eliniz hızlı mı hareket ediyordu?

Kedi bir sesle irkildi mi?

Pencereden başka bir hayvan mı gördü?

Onu kucağınıza almaya mı çalıştınız?

Vücudunun belli bir yerine dokunduğunuzda mı tepki verdi?

Isırmadan önce kuyruğu nasıl hareket ediyordu?

Kulakları hangi yöne bakıyordu?

Kedi kaçmaya çalışıyor muydu?

Bu soruların cevabı, davranışın nedenini anlamanıza yardım eder.

Kuyruğun hızlı ve sert hareket etmesi, kulakların yana veya geriye dönmesi, başın elinize doğru aniden çevrilmesi, derinin sırt bölgesinde dalgalanması ya da kedinin birdenbire huzursuzlanması çoğu zaman “Teması azalt” işareti olabilir. Her kedi aynı işareti aynı güçte göstermez. Bazısı önce uzaklaşır, bazısı kuyruğunu oynatır, bazısı ise doğrudan dişlerini kullanır.

Buradaki amaç, kedinin ısıracağını önceden tahmin edip her temastan korkmak değildir. Amaç, onun küçük uyarılarını büyük bir olaya dönüşmeden fark etmektir.

Ece, Misket’in kuyruğunu salladığını gördüğü anda elini çekseydi belki ısırık hiç yaşanmayacaktı. Misket önce başını çevirmiş, sonra kulaklarından biri yana dönmüş, ardından kuyruğunu hızlandırmıştı. O, elini bir anda ısırmaya karar vermemişti. Birkaç kez “Yeter” demişti. Ece sadece bu dili henüz bilmiyordu.

“Beni sevmiyor” sonucu çok hızlıdır

Kedinizin sizi ısırması, otomatik olarak sizden hoşlanmadığı anlamına gelmez.

İnsanlar ilişkileri çoğu zaman tek bir davranış üzerinden yorumlar. Biri bize sarılır, onu sevdiğini düşünürüz. Biri elini çeker, kırıldığını sanırız. Kedilerde ise yakınlık ve mesafe aynı gün içinde defalarca değişebilir.

Kediniz sabah sizi kapıda karşılayabilir, öğlen sizden uzak durabilir, akşam ayağınızın dibinde uyuyabilir. Bu tutarsızlık değil, onun ihtiyaçlarının o ana göre değişmesidir. Bir kedi bazen temas ister, bazen sadece aynı odada bulunmayı tercih eder. Sizinle birlikte olmak, mutlaka kucağınızda olmak istediği anlamına gelmez.

Bazı kediler baş ve yanak bölgesinden kısa süreli okşanmaktan hoşlanırken karınlarına dokunulmasını istemez. Bazıları kucağa alınabilir ama uzun süre taşınmaktan hoşlanmaz. Bazıları yalnızca kendi istediği zaman yaklaşır. Bunların hiçbiri kedinin sevgisiz olduğu anlamına gelmez. Sadece kedinin temas sınırları vardır.

İyi bir kedi-insan ilişkisi, kedinin her isteğinize izin vermesiyle kurulmaz. Tam tersine, birbirinizin sınırlarını öğrenmenizle kurulur.

Elinizi hemen çekmeli misiniz?

Kediniz elinizi ısırdığında ilk tepkiniz önemlidir.

Elinizi birdenbire çekmek, özellikle oyun sırasında kedinin avlanma heyecanını artırabilir. Kedi hareket eden eli kovalamaya devam edebilir. Bağırmak, vurmak, üzerine yürümek veya onu korkutmaya çalışmak ise güveni zedeleyebilir ve korku temelli davranışları artırabilir.

Mümkünse elinizi sakin biçimde sabit tutun, kedinin bırakmasını bekleyin ve ardından aranıza mesafe koyun. Bunu yapmak her durumda kolay olmayabilir; ısırık derinse veya kedi kendini savunuyorsa önce güvenliğinizi sağlayın. Kediyi zorla tutmaya çalışmayın.

Sonrasında kendinize kızmak yerine olayı inceleyin. Isırık neyin ardından geldi? Kedi hangi işaretleri verdi? Siz ne yaptınız? Aynı durum daha önce yaşandı mı?

Bu küçük notlar, davranışın tekrar eden bir düzeni olup olmadığını görmenizi sağlar.

Örneğin:

  • Her akşam elinizle oynadıktan sonra ısırıyorsa bu oyun alışkanlığı olabilir.

  • Sadece sırtının belirli bir yerine dokunduğunuzda tepki veriyorsa ağrı ihtimali düşünülmelidir.

  • Penceredeki kediyi gördükten sonra huzursuzlaşıyorsa tetikleyici dışarıdaki hayvan olabilir.

  • Kucağa alındığında ısırıyorsa taşınmaktan hoşlanmıyor olabilir.

  • Son günlerde normalden daha sinirliyse davranış değişikliğinin sağlıkla ilgili olup olmadığı değerlendirilmelidir.

İlk bölümün küçük kuralı

Kediniz ısırdığında kendinize şu cümleyi hatırlatın:

“Bana ne anlatmaya çalışıyor?”

Bu soru, “Bunu neden yapıyor?” sorusundan daha işe yarar olabilir. Çünkü kedinizin davranışını kişisel bir hakaret gibi değil, bir iletişim biçimi gibi görmenizi sağlar.

Isırık bazen “oynamak istiyorum” demektir.

Bazen “Bundan korktum.”

Bazen “Bu temas fazla geldi.”

Bazen “Canım acıyor.”

Bazen de “Beden dilimi okuyamadın, artık daha açık konuşmam gerekiyor.”

Bir sonraki bölümde oyun ısırığıyla gerçek bir savunma tepkisini birbirinden ayıracağız. Çünkü kedinizin dişlerini kullanması her zaman kızgın olduğu anlamına gelmez; bazen sadece yanlış oyuncak seçmişsinizdir.

Kısa kontrol listesi

Bugün kedinizin ısırmadan önceki hâlini gözlemleyin:

  • Kuyruğu sakin miydi, hızlı mı hareket ediyordu?

  • Kulakları önde miydi, yana veya geriye mi dönmüştü?

  • Göz bebekleri normal miydi, büyümüş müydü?

  • Kaçmaya mı çalışıyordu?

  • O sırada oyun mu oynuyordunuz?

  • Vücudunun belirli bir yerine dokunmuş muydunuz?

Bu liste bir teşhis aracı değildir. Sadece kedinizi daha dikkatli dinlemeniz için küçük bir başlangıçtır.

Önemli not: Ani başlayan veya giderek artan ısırma davranışlarında, özellikle dokunmaya karşı hassasiyet, iştahsızlık, topallama, saklanma ya da genel davranış değişikliği eşlik ediyorsa veteriner hekimden yardım alın. Bu kitap veteriner muayenesinin yerine geçmez.

Kaynak notu: Kedi saldırganlığı, okşama kaynaklı ısırma, korku işaretleri ve ağrı ihtimali için ASPCA’nın “Aggression in Cats” rehberi ile International Cat Care’in kedi bakım kaynaklarından yararlanılmıştır.

  • ASPCA – Aggression in Cats

  • International Cat Care – Caring for your new kitten

Bölüm 1 · 1/5

Bu bölüm sana nasıl geldi?

Sıradaki

2. Bölüm

Oyun mu, Öfke mi?

Kitap sayfasına dön
Önceki

~5 dk kaldı

Sonraki