gridreads

Dünya Sandığımızdan Daha Tuhaf

1. Bölüm

Dünya Sandığımızdan Daha Tuhaf

5 dk

Bazı bilgiler vardır; ilk duyduğunuzda yanlış olduğunu düşünürsünüz. Sonra doğruluğunu öğrenince, uzun süre aklınızdan çıkmaz.

Bu bölümdeki bilgilerin ortak özelliği şu: Hepsi gündelik bir sohbetin ortasında söylenebilir. Bir toplantıda konu tıkandığında, arkadaş buluşmasında sessizlik olduğunda ya da biri “Dünyada şaşırtıcı ne kaldı ki?” dediğinde işe yararlar.

Ama küçük bir kural var:

Bu bilgileri peş peşe sıralamayın.

Bir tanesini söyleyin. Karşınızdaki kişinin şaşırmasına izin verin. Sonra konu nereye gidiyorsa oradan devam edin.

1. Venüs’te bir gün, bir yıldan uzun sürer

Venüs’ün kendi ekseni etrafında bir tur dönmesi yaklaşık 243 Dünya günü sürer. Güneş’in etrafında dönmesi, yani bir Venüs yılının tamamlanması ise yaklaşık 225 Dünya günüdür.

Başka bir deyişle Venüs’te bir gün, bir yıldan daha uzundur. Üstelik Venüs ters yönde döndüğü için Güneş orada batıdan doğup doğudan batar. NASA’nın Venüs bilgileri

Sohbette şöyle kullanabilirsiniz:

“Venüs’te yaşayan biri için doğum günleri, gün doğumlarından daha sık olurdu.”

Bu cümle teknik bilgiyi daha akılda kalıcı hâle getirir. Çünkü yalnızca sayıyı söylemek yerine, bilginin günlük hayatta nasıl görüneceğini düşündürür.

2. Ay, Dünya’dan her yıl biraz daha uzaklaşıyor

Ay’ın Dünya’dan uzaklığı sabit değil. Yapılan lazer ölçümlerine göre Ay, Dünya’dan yılda ortalama 3,8 santimetre uzaklaşıyor. Bu uzaklaşmanın önemli nedenlerinden biri, Dünya’nın gelgitler aracılığıyla dönme enerjisinin bir kısmını Ay’ın yörüngesine aktarmasıdır. NASA’nın Ay ölçümleri

Bu, Ay’ın bir gün gökyüzünden kaybolacağı anlamına gelmez. Günlük ölçekte fark edilemeyecek kadar küçük bir değişimden bahsediyoruz.

Sohbette şöyle söyleyebilirsiniz:

“Ay aslında Dünya’dan kaçmıyor ama her yıl birkaç santimetre uzaklaşıyor.”

Karşınızdaki kişi genellikle “Neden?” diye soracaktır. İşte sohbeti sürdüren bölüm de budur. Kısa cevabınız şöyle olabilir:

“Gelgitler ve Dünya’nın dönüşü arasındaki enerji alışverişi yüzünden.”

Ardından konu denizlere, gelgitlere veya Ay’ın oluşumuna gidebilir.

3. Eyfel Kulesi yazın birkaç milimetre uzuyor

Eyfel Kulesi’nin boyu sabit değildir. Sıcaklık arttığında metal genleşir ve kule birkaç milimetre daha uzun hâle gelir. Hava soğuduğunda ise yeniden kısalır. Bu olay yalnızca Eyfel Kulesi’ne özgü değildir; metal yapılarda görülen fiziksel bir durumdur. Eyfel Kulesi’nin resmî açıklaması

Buradaki şaşırtıcı nokta, insanların çoğunun “Bina nasıl uzar?” diye düşünmesidir. Oysa yapıdaki metal parçaları sıcaklık değişiminden etkilenir.

Sohbette şöyle kullanabilirsiniz:

“Eyfel Kulesi, yazın birkaç milimetre daha uzun oluyor. Yani Paris’in en ünlü yapısı mevsimlere göre biraz boy atıyor.”

Bu bilgi, mimari, hava sıcaklığı veya Paris hakkında konuşmanın kapısını açabilir.

4. Muz botanik açıdan bir meyvedir; çilek ise teknik olarak gerçek bir meyve sayılmaz

Günlük dilde muz ve çilek konusunda hiç kimsenin kafası karışmaz. İkisi de meyve olarak bilinir. Ancak botanik sınıflandırmada işler biraz farklıdır.

Muz, botanik açıdan gerçek bir “berry” yani üzümsü meyve sınıfına girer. Çilek ise bu sınıfa girmez; yediğimiz kırmızı bölüm, çiçeğin farklı kısımlarının gelişmesiyle oluşan özel bir yapıdır. Çileğin yüzeyindeki küçük noktaların her biri de aslında birer meyvecik ve içlerinde tohum bulunur. McGill Üniversitesi’nin botanik açıklaması

Kulağa ters gelmesinin nedeni, günlük dilde “berry” kelimesinin küçük, yuvarlak ve genellikle kırmızı meyveler için kullanılmasıdır. Botanik ise görünüşe değil, meyvenin hangi çiçek yapısından oluştuğuna bakar.

Sohbette şöyle kullanabilirsiniz:

“Botanikçilere göre muz gerçek bir berry, çilek ise değil.”

Bunu söyledikten sonra domatesin de botanik sınıflandırmada meyve olduğunu hatırlatabilirsiniz. Fakat burada konuşmayı bir sınıflandırma sınavına çevirmeye gerek yok. Bir bilgi yeterlidir.

5. Ahtapotların üç kalbi vardır

Ahtapotlarda üç kalp bulunur. İki kalp, kanı solungaçlara gönderir. Üçüncü kalp ise oksijenlenmiş kanı vücudun geri kalanına pompalar. Ahtapot kanının mavi görünmesinin nedeni de oksijen taşıyan molekülün insanlardakinden farklı olmasıdır. Smithsonian Ocean

Bu bilgi tek başına şaşırtıcıdır. Fakat daha ilginç bir ayrıntı daha vardır: Ahtapot yüzerken vücuduna kan pompalayan ana kalbinin çalışması zorlaşır. Bu nedenle ahtapotlar yüzmek yerine çoğu zaman deniz tabanında yürümeyi tercih eder.

Sohbette şöyle söyleyebilirsiniz:

“Ahtapotların üç kalbi var ama yüzmek onları yoruyor. Bu yüzden yürümeyi tercih ediyorlar.”

Birinin “Nasıl yürür?” diye sorması çok olasıdır. O noktada ahtapotların kollarını kullanarak deniz tabanında ilerlediğini anlatabilirsiniz.

6. Vombatların dışkısı küp şeklindedir

Vombatlar, Avustralya’da yaşayan, kısa bacaklı ve güçlü kazma yeteneğine sahip keselilerdir. Onları diğer hayvanlardan ayıran en ilginç özelliklerden biri, dışkılarının küpe benzemesidir. Bu şekil, sindirim sistemindeki farklı esneklik özelliklerinden ve bağırsak kaslarının çalışma biçiminden oluşur. CSIRO’nun vombat bilgileri

Bu bilgi, ilk duyulduğunda insanlarda genellikle kahkaha yaratır. Fakat nedeni de en az şekli kadar ilginçtir. Küp biçimli dışkı, eğimli yüzeylerde yuvarlanmadan durabilir. Vombatlar bunu bölgelerini işaretlemek için kullanır.

Sohbette şöyle söyleyebilirsiniz:

“Vombatlar, dünyada küp şeklinde dışkı üreten bilinen tek hayvan.”

Bu cümleyi ciddi bir yüz ifadesiyle söylemek, bilgiyi daha da etkili kılabilir. Ancak ortamın resmî bir toplantı olduğunu düşünüyorsanız, bu bilgiyi biraz ertelemek isteyebilirsiniz.

7. Dünya’nın adı, diğer gezegenlerin çoğu gibi bir tanrıdan gelmez

Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün adlarını Yunan veya Roma mitolojisindeki tanrılarla ilişkilendiren isimlerden alır. Dünya ise bu gruptan farklıdır. İngilizcedeki “Earth” adı, eski İngilizce ve Cermen dillerinde “toprak” veya “yer” anlamına gelen kelimelerden türemiştir. NASA’nın Dünya bilgileri

Bu nedenle Dünya’nın adı, gökyüzündeki bir tanrıdan değil, insanların üzerinde yaşadığı zeminden gelir.

Sohbette şöyle kullanabilirsiniz:

“Dünya, gezegenler arasında adı tanrıdan gelmeyen tek gezegen.”

Bu bilgi özellikle uzay veya mitoloji konuşulurken güzel bir geçiş sağlar.

8. Dünya, yüzeyinde sıvı su bulunan tek gezegen olarak bilinir

Güneş Sistemi’ndeki gezegenler arasında Dünya, yüzeyinde geniş ölçekte sıvı su bulunan tek gezegendir. Bu özellik, Dünya’yı yalnızca mavi görünen bir gezegen yapmaz; bildiğimiz yaşam biçimlerinin gelişmesi için de temel bir koşul oluşturur. NASA’nın Dünya bilgileri

Burada dikkat edilmesi gereken küçük bir ayrıntı vardır: Bu bilgi, “Evrenin hiçbir yerinde başka sıvı su yoktur,” demek değildir. Söz konusu olan, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin yüzey koşullarıdır.

Sohbette şöyle söyleyebilirsiniz:

“Dünya’nın özel olmasının nedeni yalnızca yaşam barındırması değil; yüzeyinde kalıcı sıvı su bulunması.”

Bu cümle, konuşmayı uzaya, yaşam ihtimaline veya gezegenlerin atmosferlerine taşıyabilir.

Bilgiyi gösterişe çevirmemek

Şaşırtıcı bilgi anlatırken en sık yapılan hata, karşıdaki kişinin konuşma hakkını elinden almaktır.

Bir bilgi söyledikten sonra hemen ikinci, üçüncü ve dördüncü bilgiye geçerseniz sohbet, karşılıklı konuşma olmaktan çıkar ve sunuma dönüşür.

Bunun yerine şu yöntemi kullanabilirsiniz:

Bilgiyi söyleyin.

Karşınızdakinin tepkisini bekleyin.

“Nereden biliyorsun?” derse kaynağını anlatın.

“Başka böyle şeyler var mı?” derse ikinci bilgiye geçin.

“Bunu düşününce insanın aklı karışıyor,” deyip konuyu doğal biçimde bırakın.

Genel kültür bilgisi, insanları etkilemek için değil; dünyaya bakışımızı biraz daha meraklı hâle getirmek için değerlidir.

Yine de doğru zamanda söylenen bir bilgi, sohbetin bütün havasını değiştirebilir.

Mesela konu yaz tatilinden uzaya geldiğinde şunu söyleyebilirsiniz:

“Bu arada Venüs’te bir gün bir yıldan uzun sürüyor.”

Konuşma hayvanlara kaydığında:

“Ahtapotların üç kalbi var ama yüzmek onları yoruyor.”

Paris’ten söz edildiğinde:

“Eyfel Kulesi yazın birkaç milimetre uzuyor.”

Meyve tabağı geldiğinde:

“Botanik olarak muz bir berry, çilek ise değil.”

İyi bir sohbet bilgisi, konuşmanın merkezine oturmaz.

Sadece doğru anda ortaya çıkar ve etrafa küçük bir merak halkası bırakır.

Bölüm 1 · 1/6

Bu bölüm sana nasıl geldi?

Sıradaki

2. Bölüm

Hayvanlar Âleminin Acayip Gerçekleri

Kitap sayfasına dön
Önceki

~5 dk kaldı

Sonraki