1. Bölüm
Gece Görüntüsü
Duru videoyu ilk izlediğinde odadaki tek ışık telefonun ekranından geliyordu.
Saat 00.48’di.
Pencerenin dışında yağmur yağıyordu. Damla sesleri, karşı apartmanın çatısından aşağı düşen suyla karışıyordu. Duru battaniyenin altında oturmuş, ertesi gün teslim etmesi gereken sunumun son slaydını düzeltmeye çalışıyordu.
Telefonu titredi.
Gönderenin adı yoktu.
Mesajda yalnızca bir dosya vardı:
kamera_0314.mp4
Altında da tek cümle yazıyordu:
Bunu yarın herkes izleyecek.
Duru önce mesajı kapatmak istedi. Son zamanlarda okul grubuna sürekli anlamsız videolar gönderiliyordu. Birinin düşen kalemini üç farklı açıdan çekip paylaşmak, öğretmenlerin konuşmalarını kaydetmek, teneffüste yaşanan saçma tartışmaları kesip biçmek…
Herkes kayıt alıyordu.
Kimse neyi neden kaydettiğini düşünmüyordu.
Duru dosyayı açtı.
Görüntü siyah beyazdı. Bir güvenlik kamerasından alınmış gibiydi. Ekranın üst köşesinde tarih ve saat görünüyordu:
18 Ağustos — 03.14
Görüntüde okulun arka kapısı vardı.
Yağmur yağıyordu.
Kapının üzerindeki lambalardan biri yanıp sönüyordu. Kamera yüksek bir noktaya yerleştirilmişti. Görüntünün sol tarafında duvar, sağ tarafında bisiklet parkı görünüyordu.
Duru videoyu birkaç saniye izledi.
Hiçbir şey olmuyordu.
Sonra kapının önünden biri geçti.
Koyu renk bir kapüşonlu giymişti. Başı öne eğikti. Yüzü görünmüyordu. Bir elinde telefon vardı.
Duru videoyu durdurdu.
Kişinin yürüyüşü tanıdık geldi.
Videoyu geri sardı. Aynı bölümü tekrar oynattı.
Kişi kapının önünde durdu. Başını kaldırdı. Kamera yönüne baktı.
Duru’nun eli telefonun üzerinde kaldı.
Kapüşonlunun yüzü hâlâ tam görünmüyordu ama montun kolundaki küçük beyaz çizgi seçiliyordu. Sağ ayakkabının bağcığı gevşekti. Sol omzunda ince bir çanta vardı.
Duru kendi üzerindeki eşofmanlara baktı.
Sonra videoyu tekrar açtı.
Kişinin kolunda, Duru’nun üç gün önce okulda kaybettiğini sandığı siyah bileklik vardı.
Bilekliği geçen hafta takmıştı. Üzerinde küçük metal bir ay vardı. Duru onu okulun medya odasında çıkarmış, sonra bulamamıştı.
Video devam etti.
Kapüşonlu kişi kameraya biraz daha yaklaştı. Görüntü bulanıklaştı. Yüzün yerine karanlık bir gölge kaldı.
Ekranın altında yeni bir yazı belirdi:
Kayıt 03.14’te başladı.
Duru videoyu kapattı.
Telefonuna yeni mesaj geldi.
Kendini tanıdın mı?
Duru cevap yazmadı.
Dosyanın göndericisine tekrar baktı. Kullanıcı adı görünmüyordu. Profil fotoğrafı yoktu. Mesaj uygulamasında bu özellik normalde mümkün değildi. En azından Duru böyle bir kullanıcı görmemişti.
Ekran görüntüsü almak istedi.
Telefon uyarı verdi:
Bu içerik kaydedilemiyor.
Duru’nun midesi kasıldı.
Videoyu tekrar açtı. Bu kez görüntü farklıydı.
Aynı okul kapısı görünüyordu ama kamera açısı değişmişti. Artık arka kapı daha yakından görünüyordu. Görüntünün sağ tarafında küçük bir pencere, sol tarafında kapının metal kolu vardı.
Ekrandaki tarih aynıydı.
18 Ağustos — 03.14
Kapüşonlu kişi yine görüntüye girdi.
Bu kez daha yavaş yürüdü. Kameranın önünde durmadı. Doğrudan okulun içine açılan kapıya yöneldi.
Kapının kilitli olması gerekiyordu.
Kişi kolu indirdi.
Kapı açıldı.
Duru nefesini tuttu.
Okulun arka kapısı, öğrencilerin kullanabildiği bir kapı değildi. Medya kulübündeki herkes bunu biliyordu. Kapı yalnızca güvenlik görevlileri ve öğretmenler için açılırdı.
Kişi içeri girmeden önce durdu.
Başını çevirip kameraya baktı.
Bu kez yüzü görünmedi ama kamera görüntüsünün altına yeni bir satır yazıldı:
İkinci kayıt: Duru içeri giriyor.
Duru telefonu elinden bırakacaktı.
“Hayır,” diye fısıldadı.
Videoda kişi içeri girdi.
Kayıt birkaç saniye sonra sona erdi.
Duru hemen annesinin odasına gitmeyi düşündü. Sonra vazgeçti. Annesi sabah erkenden işe gidecekti. Ayrıca bu videonun açıklamasını yapamıyordu.
O gece okulda değildi.
Saat 03.14’te evindeydi.
Bunu kanıtlayabilirdi. Telefonunun uyku uygulamasında o saatte hareketsiz göründüğünü, odasının kamerasında görüntüsü olduğunu, annesinin de evde olduğunu…
Sonra aklına başka bir şey geldi.
Kamera kaydındaki tarih 18 Ağustos’tu.
Bugün 17 Ağustos’tu.
Duru yatağından doğruldu.
Videoyu açtı. Tarihi tekrar kontrol etti.
18 Ağustos — 03.14
Geleceğe ait bir kayıt olamazdı.
En azından çekilmiş olamazdı.
Saatin altındaki tarih değişmedi.
Duru’nun telefonuna yeni bir mesaj geldi:
Yarın gece orada olacaksın.
Duru hemen yazdı:
Bu bir şaka mı?
Cevap gelmedi.
Bir dakika sonra yeni bir video geldi.
Dosyanın adı:
kamera_0315.mp4
Duru videoyu açmadan önce birkaç saniye bekledi. İçindeki kötü his, bunun yalnızca bir şaka olmadığını söylüyordu.
Yine de oynat düğmesine bastı.
Bu kez görüntü okulun içindendi.
Koridor boştu. Tavandaki lambalardan biri yanıp sönüyordu. Duvarlarda öğrenci kulüplerinin afişleri asılıydı. Kamera, medya odasına giden koridoru gösteriyordu.
Duru o koridoru çok iyi tanıyordu.
Görüntünün sol tarafındaki kapıda küçük bir tabela vardı:
MEDYA KULÜBÜ
Video ilerledi.
Koridorun sonunda biri belirdi.
Kamera çok uzaktaydı ama Duru kişinin yüzünü seçebiliyordu.
Kişi Duru’ydu.
Bu kez üzerinde okul forması vardı. Omzunda siyah çantası duruyordu. Elinde küçük bir kamera taşıyordu.
Duru görüntüye baktı.
O kamera, medya kulübünün dolabında duran eski kameraydı. Öğrenciler önemli etkinliklerde kullanıyordu. Duru’nun üzerinde olması normaldi.
Ama görüntünün tarihine baktığında elleri soğudu.
18 Ağustos — 03.15
Duru o gece okulda olmayacaktı.
Görüntüdeki Duru medya odasının önünde durdu. Kapıyı açtı. İçeri girdi.
Kamera birkaç saniye sonra kapının üzerinde asılı kaldı.
İçeriden bir ses geldi.
“Bunu kaydetmemeliydin.”
Duru videoyu durdurdu.
Ses tanıdıktı.
Okulda her gün duyduğu bir ses.
Medya kulübünün sorumlusu olan Ece’nin sesi.
Duru telefonu elinden bıraktı. Odaya baktı. Masasının üzerinde yarım kalmış sunum, renkli kalemler ve açık duran bilgisayar vardı.
Ece onun en yakın arkadaşı değildi ama kulüpte en çok birlikte çalıştığı kişiydi. Kameraları o düzenler, kayıtları o bilgisayara aktarırdı. Geçen hafta Duru’nun bilekliğini bulduğunu söyleyen de Ece olmuştu.
“Bunu kaydetmemeliydin.”
Cümleyi bir kez daha zihninde duydu.
Video devam etti.
Görüntüdeki Duru’nun elindeki kamera yere düştü. Ekran sarsıldı. Kadraj tavana çevrildi.
Ardından başka bir ses duyuldu.
Bu kez kimin olduğunu anlayamadı.
“Artık herkes görecek.”
Video kesildi.
Duru ekrana baktı.
Bir sonraki dosya kendi kendine açıldı.
kamera_0316.mp4
Duru dosyayı kapatmaya çalıştı ama ekran yanıt vermedi.
Yeni görüntüde okulun tuvaletlerinin önü vardı. Görüntünün bir köşesinde Duru’nun sınıf arkadaşı Mert duruyordu. Etrafına bakıyor, birini bekliyordu.
Sonra Ece kadraja girdi.
İkisi konuşuyordu ama ses yoktu.
Ece elindeki küçük bir kâğıdı Mert’e verdi.
Mert kâğıda baktı ve başını iki yana salladı.
Duru kaşlarını çattı.
Bu görüntü de yarına aitti.
Videonun sonunda ekrana bir yazı geldi:
Her kamera yalnızca gördüğünü kaydeder.
Ardından:
İnsanlar ise görmek istediklerini.
Duru telefonu kapatmayı başardı.
Ekran karardı.
Bir süre öylece oturdu.
Sonra bilgisayarına yöneldi. Okulun medya kulübü için kullandıkları ortak klasörü açtı. Klasörde yüzlerce dosya vardı. Etkinlik kayıtları, röportajlar, okul törenleri, kısa videolar…
Arama çubuğuna kamera_0314 yazdı.
Hiçbir sonuç çıkmadı.
kamera_0315 yazdı.
Yine hiçbir şey çıkmadı.
Duru, dosyaların telefonuna nereden geldiğini anlamaya çalıştı. Mesaj uygulamasında görünmüyorlardı. E-posta değildi. Bulut depolama değildi. Dosyayı gönderen hesap yoktu.
Telefon ekranında bir bildirim belirdi:
Kayıtlar silinmeden önce izlenmeli.
Duru hemen Ece’ye mesaj attı.
Uyanık mısın?
Cevap birkaç saniye içinde geldi.
Hayır.
Duru ekrana baktı.
Sonra ikinci mesaj geldi:
Yani uyumuyorum. Ne oldu?
Duru videoları anlatmak istedi ama parmakları hareket etmedi. Dosyaları göndermeyi denedi. Uygulama yine uyarı verdi:
Bu içerik başka birine aktarılamıyor.
Ece yazdı:
Duru?
Duru cevap verdi:
Yarın okulda görüşelim. Medya odasında.
Ece’nin cevabı gecikti.
Medya odasına gitme.
Duru’nun kalbi hızlandı.
Neden?
Ece uzun süre cevap yazmadı.
Sonra:
Orada kamera var.
Duru odanın duvarlarına baktı.
“Zaten okulda kamera var,” diye yazdı.
Ece:
Okuldaki kameralardan bahsetmiyorum.
Duru ayağa kalktı. Kitaplığın üstüne, pencerenin kenarına, bilgisayarın arkasına baktı.
Odasında küçük bir kamera görmüyordu.
Telefonu yeniden titredi.
Bu kez Ece’den değil, isimsiz hesaptan mesaj gelmişti:
Ece doğruyu söylemedi.
Ardından:
Medya odasında yalnızca bir kamera yok.
Duru annesinin odasına gitmek için kapıya yöneldi.
Tam o anda bilgisayar ekranı kendiliğinden açıldı.
Siyah ekranda tek bir video oynuyordu.
Görüntü Duru’nun odasındandı.
Kamera yüksek bir noktaya yerleştirilmişti. Yatağı, çalışma masasını ve kapıyı aynı anda görüyordu.
Duru görüntüde kendi odasında duruyordu.
Ama görüntü birkaç saniye geriden gelmiyordu.
Kamera onu o anda gösteriyordu.
Duru yavaşça başını kaldırdı.
Tavana baktı.
Tavanın köşesinde, duman alarmına benzeyen küçük yuvarlak bir cihaz vardı.
Cihazın ortasında kırmızı bir ışık yanıp sönüyordu.
Bilgisayar ekranında yeni bir yazı belirdi:
İlk kayıt: Duru kamerayı fark etti.
Duru’nun telefonu aynı anda titredi.
Şimdi sıra sende.